1. HABERLER

  2. MEMUR HABER

  3. BÜRO MEMURLARI

  4. Yokuş: Vatan hainlerini savunan bir Sivil Toplum Örgütü olabilir mi?
Yokuş: Vatan hainlerini savunan bir Sivil Toplum Örgütü olabilir mi?

Yokuş: Vatan hainlerini savunan bir Sivil Toplum Örgütü olabilir mi?

Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş, Genel Başkan Yardımcımız Hüseyin Aslan ile 19.11.2017 tarihinde Ankara 13 Nolu Şubemizin Olağan Genel Kurulu’na katıldı.

A+A-

Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş, Genel Başkan Yardımcımız Hüseyin Aslan ile 19.11.2017 tarihinde Ankara 13 Nolu Şubemizin Olağan Genel Kurulu’na katıldı.

Divan Kurulu’nun takdiminin ardından konuşan Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş, Olimpiyat Şampiyonu Milli Sporcumuz Naim Süleymanoğlu’na Allahtan rahmet dileyerek, “O sadece bir sporcu değildi, Türklere yapılan zulmü dünyaya duyuran önemli bir şahsiyetti. ” dedi.

NATO’nun yapmış olduğu rezalete değinerek, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan düşman olarak gösterildi. NATO sözde bizim müttefikimiz, ancak yapılanlar kabul edilemez. Türk Milleti olarak, şiddetle kınıyoruz. NATO aklını başına almalıdır, Türk Milleti dostla da düşmanla da nasıl mücadele edeceğini çok iyi bilir” dedi.

80 MİLYON VATANDAŞIMIZIN REFAH VE HUZURU İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Yokuş, “Sendikal emek mücadelemiz, 25 yıldır devam ediyor. Türkiye Kamu-Sen, 25 yıl önce kendine bir yol haritası çizmiş, bu yol haritasının temeline da hak, hukuk ve adaleti yerleştirmiştir. Bu güne kadar, Bizim ilkemiz, önce ülkemiz demiştir. Hiçbir zaman sınıf sendikacılığı yapmamış, çalışmalarını 80 milyon vatandaşımızın refah ve huzuru için sürdürmüştür. 80 milyonu asla ayırmamış, kardeşlik hukukunu geliştirmek için mücadele etmiştir. Bu ülkeye ihanet edenler asla bizimle yürüyemez, karşısında bizi bulur.

MEMUR-SEN BAŞKANI VATAN HAİNLERİNE SAHİP ÇIKIYOR

Mustafa Sabri diye bir hain, Milli Mücadele döneminde Ulu Önderimiz için ölüm fetvası veriyor, İngiliz mandasını savunuyor. Böyle bir alçağın adı Tokat’ta bir okula veriliyor. Milletimizin tepkisi üzerine okulun adı değiştirilerek, bir şehidimizin adı veriliyor okula… Memur-Sen’in Genel Başkanı Ali Yalçın ise vatan hainlerine arka çıkarak, Okulun adının değiştirilmesini kınıyor, Mustafa Sabri Milleti’mizin değeridir diyor. Bu nasıl bir anlayış? Bu Konfederasyon nasıl bir emek örgütüdür? Türk Milleti’nin değerlerine ihanet eden, vatan hainlerini savunan bir Sivil Toplum Örgütü olabilir mi?

Bu Konfederasyona bağlı Büro Memur-Sen ise, Atatürk’e hakaret ettiği için Konfederasyonumuza bağlı Türk Eğitim-Sen tarafından açılan dava sonucunda hapis cezasına mahkum olan Mustafa Armağan denilen zatın konuşmacı olarak katıldığı konferansa üyelerini davet ediyor. Bunlar nasıl Sendikacı? İhanete ortak olanlarla el ele yürüyenler, bu milletin hakkını nasıl savunacak? Onlar bu ülkeyi de bu Milleti hak etmiyorlar.” dedi.

ALÇAKLARDAN HESAP SORMAK İÇİN 15 TEMMUZ DAVALARINA MÜDAHİL OLDUK

“Biz Türkiye Kamu-Sen olarak, İmralı’daki hainin davalarına müdahil olduk. Terör olaylarında binlerce kamu çalışanı şehit oldu. Bizden başka hiçbir sivil toplum örgütü müdahil olmadı. Bu şeref bize yeter.

FETÖ’cü hainler askerimizin içine sızarak bu ülkeye ihanet ettiler. 250 vatandaşımız o hain gecede şehit oldu. Şehitlerden 2 tanesi bizim üyemizdir. Biz 15 Temmuz davalarına da müdahil olduk. Şehitlerimizin hesabını bu alçaklardan soracağız. Haksızlığın, adaletsizliğin olduğu yerde hakkımızı savunup, adalet istemek için bundan sonra da var olmaya devam edeceğiz.”

TARAFLI HAKEMİN YÖNETTİĞİ BİR MAÇTAN ADİL VE HAKKANİYETLİ BİR SONUÇ ÇIKABİLİR Mİ?

Bu güne kadar, açlık grevlerinden, iş bırakma eylemlerine kadar her türlü emek mücadelesini verdik. Hizmet kolumuzda 60’a yakın kamu kurumu var. Her kurumun farklı bir sorunu var. Biz Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek hizmet kolumuza bağlı kurumların tamamında, Türkiye’nin her yerinden gelen katılımcılarla Çalıştaylar yaptık.  Askeri işyerleri ve Emniyette çalışan sivil memurlar için de Çalıştay yaptık. Çalışatayda çıkan sorunları bir kitapçık haline getirerek, Cumhurbaşkanı, Başbakan, İlgili Bakanlıklar ve bürokratlara gönderdik.  Ancak ne Askeri işyerlerinde ne de Emniyet’te sorunların çözümü için istediğimiz noktaya gelemedik. Bu ülkede hak kolay kazanılmıyor. Sendikal haklar Grev ve Toplu Sözleşme hakkı ile tam olarak gerçekleştirilebilir. Kamuda çalışan işçiler grev ve siyaset hakkını kullanırken, memurlar bu haklardan yararlanamıyor.  2010 yılında yapılan kısmi Anayasa Değişikliği ile Toplu Sözleşme Hakkı verildi ama grev hakkı yok, bağımsız olan Hakem Heyeti bağımlı hale getirildi. Memurları haklarınızı daha ileriye taşıyacağız diyerek aldattılar. Taraflı hakemin yönettiği bir maçtan adil ve hakkaniyetli bir sonuç çıkabilir mi? Hakem taraflı olmasaydı bugün her memurun cebinde 1000 TL daha fazla ücret olurdu.”

ASKERİ İŞYERLERİ VE EMNİYETTE ÇALIŞAN SİVİL MEMURLAR İÇİN MÜCADELEMİZ DEVAM EDİYOR

Askeri işyerleri ve Emniyette çalışan sivil memurlara sendikalı olma hakkı çok geç verildi. Bu hak onlara verilmeden önce de Türkiye Kamu-Sen olarak kazandığımız bir çok haktan sivil memurlar da faydalandı. Sivil memurlara da Sendikalı olma hakkı verilmesiyle, çalışmalarımızı daha da hızlandırdık. Artık sivil memurlara eskisi gibi mobbing uygulayamıyorlar. Sendika olarak karşılarında bizi buluyorlar. Askeri işyerlerinde üst kademe için olsa bile Görevde Yükselme Sınavı açıldı. Bu büyük bir adımdır. Bu sınavın tüm sivil memurlara da açılması için mücadele ediyoruz. Sivil memurların içtimaya çıkmasını kaldırttık. Bazı yerlerde bunu hala devam ettiriyorlar ama, onu da en kısa zamanda çözeceğiz. MSB Üniversitesi ile nöbet ücretlerini görüştük. 657’nin istisna 232 ve 233. Maddelerinin kaldırılması için çalışıyoruz.
Emniyette Görevde Yükselme Yönetmeliği yayınlandı. Sivil memurlarının iş tanımını yapacağız. Sivil memurlara yapılan köle muamelesi ortadan kalkana kadar mücadele edeceğiz. Kimseye haksızlık yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. Adalet talebimizi, kimseden korkmadan dile getirmeye devam edeceğiz.

MEYVE SUYU NE ZAMANDAN BERİ ÖZEL TÜKETİM OLDU?

Meyve suyundan, gazoza kadar ÖTV geldi. ÖTV dediğiniz şey, özel tüketimdir. Meyve suyu ne zamandan beri özel tüketim oldu?
Hükümet, “memurumuzu enflasyona ezdirmeyeceğiz” diyor. Resmi enflasyon kadar yapılan zam, zaten “sıfır” zam demektir. Memurların tamamına yakını 6. Aydan sonra bir üst vergi dilimine giriyor. Yapılan zamlar zaten vergi dilimi ile geri alınıyor.

Memura 2018 yılında %4+3,5 2019 yılında ise %4+5 zam verildi. Verilen zamların daha fazlası vergilerle alınıyor. Vergide yeniden değerlendirme oranı %14,47 olarak açıklandı. Bu demek oluyor ki, Hükümet 2018 yılında bize %7,5 zam öngördü ama bizden %14,47 zam alacak. O da yetmiyor, 59 milyar ek vergi alınacak. Bu da kişi başı 737 TL demektir. Aldığımız her şeyde vergi var, mezarda bile KDV ödüyoruz. Bu geriye gidişin sorumluları kim? Türkiye’nin ekonomisi batıyor.
 
Asgari ücretlinin vergi dilimleri sebebiyle, Ocak ayında aldığı maaşın altına düşmeyeceği söylendi. Alkışlıyorum doğru yapılıyor. Ancak düşünün ki, bir ülkede asgari ücret olarak 1404 TL alan biri bile, yıl içinde bir üst vergi dilime giriyor. Bunun yerine neden vergi dilimlerinde bir düzenleme yapılmıyor? Neden tüm memurların vergi dilimleri yüzünden yaşadığı kayıplar telafi edilmiyor? Vergisini düzenli ödeyen mükelleflere %5 indirim yapılacağı da açıklandı. Memurlar da vergi kaçırmıyor, kaynağından direk vergisi kesiliyor. Memurlara niye %5 indirim yapılmıyor? Böyle bir adaletsizliği kabul edemeyiz. Adalet ve hakça bölüşüm istiyoruz. Vergi dilimleriyle düşen ve enflasyon altında kalan maaşlar telafi edilmelidir.” Dedi.

Konuşmaların ardından Şube Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları için oy kullanma işlemine geçildi.

Türk Büro-Sen olarak, Ankara 13 Nolu Şube Yönetimimize görevlerinde başarılar diliyoruz.

Yapılan Oylama sonucu oluşan liste aşağıdaki gibidir.

Sadık Mefa
Recep Erdem
İbrahim Baş
Ali Bal
Cihan Akdoğan
Tenzile Özkan
Ahmet Baran

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.